BİZİ TAKİP EDİN
facebook instagram youtube
TR EN

İzmir’in Coğrafi İşaretleri

05.07.2020
Paylaş

Coğrafi işaret belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri ile kökeninin bulunduğu bir yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işarettir. Bu ürünler belli bir bilinirliğe ve şöhrete sahip, tekil ve eşsiz ürünlerdir. Bu nedenle yasal düzenlemeler çerçevesinde, “coğrafi işaret tescili” ile koruma altına alınmışlardır.

Coğrafi işaret tesciline sahip ürünlerin özgün nitelikleri konusunda tüketicilerin bilgilendirilmesi, diğer bölgelerde üretilen ürünlerle karışmalarının engellenerek haksız rekabetin önlenmesi, ulusal mirasa sahip çıkılması, ürünlerin yurtiçi ve yurtdışında kolayca tanıtılması sayesinde işareti kullanan üretici ve/veya firmaların daha fazla gelir elde etmesi sağlanmaktadır. 

Ülkemiz, yöresel ürünler açısından oldukça yüksek potansiyele sahip bereketli bir coğrafya. Anadolu’da hayli zengin bir tarım ve gıda ürünü çeşitliliği söz konusu. Öyle ki Türk Patent ve Marka Kurumu’nun yaptığı bir araştırmaya göre ülkemizde coğrafi işarete konu olabilecek 2 bin 500’e yakın gıda ve gıda dışı ürün bulunuyor. 

Ülkemizde ve bölgemizde gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında tanınan, bilinen coğrafi işaret niteliği taşıyan tarım ve gıda ürünlerinin, sadece yurtiçinde değil küresel boyutta da korunması ve tescil altına alınması büyük önem taşıyor. Bu konunun hem ülkemizin doğal, tarihi ve kültürel mirasının korunması hem de ülke ekonomisi için sağlanacak katma değerin yaratılması boyutlarından değerlendirilmesi gerekiyor.

Ege Bölgesi ve güzel şehrimiz İzmir, köklü bir kültürel mirasa ve oldukça zengin bir gen kaynağına sahip. Sahip olduğumuz bu varlığın değeri paha biçilemez. Ege Bölgesi’ne has bazı tarım ve gıda ürünleri, sahip olduğumuz bu mirasın önemli ve kaybedilmemesi gereken bölümünü oluşturuyor. Doğanın ve insanımızın tarih içinde adeta birliğiyle yarattığı bu varlığı korumak, markalaşma süreci ile bu değerlere artı bir değer kazandırmak büyük önem taşıyor. 

Bölgemizde dünyada uzun yıllardır popüler bir geçmişe sahip olan Sultani çeşidi kuru üzümden sarılop cinsi kuru incire; lif ve kalite özellikleriyle Ege pamuğundan özgün lezzetiyle sakız enginarına; üretim tekniği babadan oğula geçerek sofralarımızın vazgeçilmez geleneksel ürünleri haline gelmiş olan boyoz, kumru, lokma, şambali ve İzmir tulumu gibi bizlerin korumak ve tanıtmakla yükümlü olduğu daha birçok coğrafi işarete konu ürün mevcut.

İzmir’e özgü şevketibostan, deniz börülcesi, arapsaçı, radika, kaya koruğu gibi daha birçok ot, aromatik bitki, üzüm, zeytin çeşidi buluyor. 

İzmir Ticaret Borsası (İTB) coğrafi işaret tescil çalışmalarına 2000’li yılların başlarında başladı. Tescil hazırlıkları süresince yapılan çalışmaları takiben 2003 yılında bölgemizin geleneksel ürünleri olarak adlandırılan, bölge ve ülke ekonomisi için büyük önem taşıyan, kalitesiyle yurtiçinde ve yurtdışında haklı üne sahip pamuk, çekirdeksiz sultaniye üzümü ve kurutmalık sarılop çeşidi incire, 2017 yılında da sakız çeşidi enginarına “Ege Pamuğu, Ege Sultani Üzümü, Ege İnciri ve Urla Sakız Enginarı” isimleriyle coğrafi işaret tescili alındı. 

İTB tarafından tescili alınan coğrafi işaretli ürünlere, başvuru koşulları ve diğer bilgilere İTB’nin web sayfasında yer alan https://itb.org.thttps://itb.org.tr/Sayfa/18-cografi-isaretlerr/Sayfa/18-cografi-isaretler linkinden de ulaşılabilirsiniz.

Coğrafi işaret tescili, Menşe Adı Tescili ve Mahreç İşareti Tescili olmak üzere iki şekilde yapılabiliyor. Halihazırda İTB tarafından tescili alınmış coğrafi işaretli ürünlerin tamamı menşei özellik taşıyor. Menşe adı tescilinde, ürünün menşei olan yöre, alan veya bölge adı “menşe adı” olarak alınırken, bu tür bir işaret edinebilmek için ürünün şu özelliklere sahip olması gerekiyor:

Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan, bölge veya çok özel durumlarda ülkeden kaynaklanan bir ürün olması;

Esas nitelik veya özellikleri, bu yöre alan veya bölgeye özgü doğa ve beşeri unsurlardan kaynaklanan eşsiz ve tekil ürün olması;

Üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tümüyle bu yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılan, diğer bir ifade ile bulundukları coğrafi alanın dışında üretilemeyen ürünler olması...

Coğrafi işaretler konusunda ürün desenimiz ve sahip olduğumuz tecrübe göz önüne alındığında başarılı olma şansımız oldukça yüksek. Ancak bu ürünlerin üretiminde sürdürülebilirliğin sağlanması, tanıtım ve pazarlama çalışmaları yapılması ve etkin bir denetim modeli oluşturulması konularında daha çok çalışmak mecburiyetindeyiz.

Ülkemizde henüz coğrafi işaretli ürünlerin pazarda fiyat üstünlüğü yarattığını söylemek pek mümkün değil ancak talep üstünlüğü yarattığı ve ülkemize özgün birçok ürünün yok olmasını engellediği, genetik kaynaklarımızı koruduğu net olarak ortada.

Unutmayalım ki coğrafi işaretler ürünlerimize değer katar, yerel gastronomi ve geleneksel reçeteleri korur, tarımsal mirasımızı muhafaza eder. Bu sistemi, mutlaka ve mutlaka kırsal kalkınmanın anahtarlarından ve başrol oyuncularından biri olarak değerlendirmek gerekir. 

Yazı: Işınsu Kestelli